Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Yurt dışına çıkacak teröriste dokulunmayacağını ilan eden Başbakan Erdoğan’ın, Balıkesir’de sivil toplum temsilcileriyle yaptığı toplantıda “Bir insanı öldüreni af yetkisini kendimde bulamam. Devlet ancak kendisine karşı işlenen suçlarda bu tür af yetkilerini kullanabilir” şeklindeki sözlerine şehit ailelerinden sert tepki geldi. Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse, “Başbakan’ın her söylediği söz yalan. Her gittiği yerde nabza göre şerbet dağıtıyor. Askeri, polisi şehit eden teröristi nasıl bırakıyorsun? Bu nasıl bir çelişki! Biz çocuklarımızı devlete teslim ettik. İmralı’daki katille şahsi davamız mı vardı!” dedi.
Nasıl bir çelişki!
Erdoğan’ın bir sözünün diğerini tutmadığını söyleyen Köse, “Başbakan, daha önce ‘Şehit ailelerini incitecek bir harekette bulunmayacağım’ diyordu. Anadolu’ya geliyor böyle söylüyor, Meclis’te başka söylüyor” diye konuştu. Teröristin güvenlik görevlisini şehit edip etmediğinin nasıl anlaşılacağını soran Köse, sözlerini şöyle sürdürdü: “Başbakan ‘silahı bırakırlarsa başka ülkelere gitmelerine gerekli kolaylığı sağlayacağız’ diyor. Şimdi elinde silahı olan terörist grupların, güvenlik güçlerini ne kadar şehit ettiğini nerden anlıyor. Öbür tarafa gidiyor operasyonun yapılmayacağını, gerekli kolaylıkların yapılacağını söylüyor. Bu nasıl bir çelişkidir. Bu ihanettir.”
İhaneti görüyoruz
Hamit Köse, Başbakan Erdoğan’ın “devlete karşı işlenen suçlar affedilebilir” sözlerine de sert tepki gösterdi. “Bizim İmralı’daki katille şahsi bir davamız mı vardı” diyen Köse, şöyle dedi: “Türkiye ihanet içinde. Devlete karşı işlenen suçları devlet affeder diyor. Çocuklarımızı devlete teslim ettik. Bizim adada yatan bebek katili ile şahsi bir davamız mı var. Devletin davası mı oluyor. ABD’nin, AB’nin destekleri ile AKP, PKK, BDP, kol kola girmişler. Ülkeye ve en önemlisi de şehit ailelerine ihanet ediyorlar. İhaneti görüyoruz.”
Pazarlık yapıyorlar
Balıkesir Şehit Aileleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mustafa Tetik de kendi illerinde Başbakan Erdoğan’ın yaptığı açıklamaları sert bir dille eleştirdi. Başbakan Erdoğan’ın terörist başı Öcalan ile pazarlık yapılmayacağını bir çok kez ilan ettiğini ama masaya oturmaktan da vazgeçmediğini vurguladı. Tetik, “Teröristle asla pazarlık yapılmayacak diyor. 40 bin kişinin katili ile kundaktaki bebeklere kurşun sıkan teröristle pazarlık yapıyorlar. Bu konuşmaların ardında ne var? Ne istiyor İmralı’daki? Bunların cevabı verilmesi lazım. Genel af çıkmayacak deniyor ama verilenler genel affın çıkacağını kanıtlıyor” dedi. Tetik, Başbakan Erdoğan’ın “Önüne gelen istediği gibi şehit-gazi derneği kuruyor” sözlerini de eleştiren Mustafa Tetik, “Dernek kurmak herkesin anayasal hakkı. Bunun altında başka bir şey var. ‘Bu derneklerden sıkıldım, kapatacağız’ anlamına mı geliyor” diye konuştu.
Vural: Bu, doğrudan doğruya af
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “(Silahlarıyla yurt dışına gitsinler biz de yardımcı olacağız) ne demek? Af değil mi? Bu doğrudan doğruya af” dedi. Vural, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, AKP’nin “PKK’nın istek ve arzularını yerine getirme taahhüdü verdiğini” öne sürdü. Vural, “Bugün AKP’nin dostu PKK, İmralı, BDP olmuştur” dedi. MHP’li Oktay Vura şunları söyledi: “Başbakan şimdiye kadar hangi sözünü tuttu, Başbakan’ın söylediği sözler birbirini tutmuyor ki. KCK’lıları bırakmak için kanun maddelerini değiştiriyorlar. ’Silahlarıyla yurt dışına gitsinler biz de yardımcı olacağız’ ne demek? Af değil mi? Bu, doğrudan doğruya af. Bütün bu söylemlerin hepsi sadece ve sadece gelişmelere göre pozisyon almaktır. Ayrıca devlete karşı suç işleyenleri affetmeye hazırlanıyorlar.”
'Başbakanı seviyorum ama...'
Öte yandan AK Parti'nin İmralı sürecine beklenmedik yerden çok sert bir tepki geldi
İmralı süreci ve Abdulah Öcalan ile yapılan görüşmelere en sert tepki umulmadık bir isimden geldi. AK Partiye yakınlığı ile bilinen, eşi de AKP milletvekili olan eski bakan Hasan Celal Güzel, Başbakan Erdoğan’ın, yakın çevresi tarafından yanlış yöneldirildiğini savundu.
‘’Ben Başbakanımızı seviyorum ama, vatanımızı ve milletimi her şeyden çok seviyorum. Değerli Başbakanımızın da benden farklı olmadığını biliyorum’’ diyen Güzel ‘Ne yazık ki bazen en dirayetli devlet adamını bile, yakın çevresi yanlış yönlendirebiliyor. Teröristbaşı ve PKK-BDP ile görüşme süreci doğru olmamıştır. Savaş, barış, ateşkes gibi kavramlar, ancak egemen devletler arasında söz konusu olur’’ dedi.
‘’TERÖRİST İLE PAZARLIK YAPILMAZ’’
Sabah Gazetesindeki köşesinde konuya değinen Başbakanlık eski Müsteşarı, Milli Eğitim ve Devlet eski Bakanı Güzel, ‘’50 bin kişinin ölümünden sorumlu eli kanlı terörist, sanki Kürt halkının temsilcisi gibi kabul edilerek muhatap alınmıştır’’ diyerek şunları yazdı:
‘’ Koca Türkiye Cumhuriyeti, MİT Müsteşarını İmralı’ya göndermiş ve devlet, bir terörist ile pazarlığa oturtulmuştur. Tek cümleyi bile insicamlı biçimde ifadeden aciz bir şaki, bağımsızlık savaşçısı ve mütefekkir Mandela’nın yerine konmuş, ondan medet umulmuştur.
Görüşmenin zaman ayarlaması yanlıştır. 2 ay daha beklenmiş olsaydı, terör örgütü kendiliğinden çözülecek ve silah bırakmak zorunda kalacaktı. Megalaman psikopat cani saçmalıyor. Bütün bu saçmalıkları da BDP eliyle sızdırılarak kendince kuyruğu dik tutmaya çalışıyor. İnsan hiç bu megalaman caniyi karşısına alıp görüşme yapar mı ? ‘’ Güzel yazısını, ‘’Bir yandan terörle mücadeleyi sürdürürken, diğer yandan da halkın gerçek temsilcileriyle görüşmeye devam ederek, işi daha fazla uzatmadan, milletin ve devletin menfaatleri istikametinde kararlar almanın zamanıdr’’ diyerek tamamladı.